YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12904
KARAR NO : 2020/17866
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
Soruşturma aşamasında taraflara yapılan uzlaştırma teklifini, katılanın kabul etmediği, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 254. maddesi “…uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun değişiklikten önce de uzlaştırma kapsamında olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 253/18. maddesinin “uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilmez” hükmü karşısında, tekrar uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinden ve ayrıca sanığın eyleminin TCK’nin 86/3-b maddesi kapsamında kalma ihtimali bulunduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sağır ve dilsiz olan sanığa 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanarak, müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) 5271 sayılı CMK’nin 234/2. maddesine göre “Mağdur, on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” hükmü gereği, katılana zorunlu vekil atanmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulması,
3) Katılanın sağır ve dilsiz olması nedeniyle suç tarihi itibarıyla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığına dair rapor aldırılıp, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) 5271 sayılı CMK’nin 324/5. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3. maddesinin (a) ve (e) bentlerine göre, sanık olarak yargılanan kişinin “kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek” ve “duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşmadığı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanmak” hakkına sahip olduğu ve bunun “mahkeme önünde hak arama” ile “savunma” haklarına ilişkin olduğu gözetilmeksizin, sağır ve dilsiz olan sanık için atanan tercüman bilirkişi için takdir edilen ücretin yargılama giderine dahil edilmesi suretiyle sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.