YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13109
KARAR NO : 2020/17840
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdur hakkında … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 07.03.2015 tarihli geçici raporda “sol alt kadranda 1 cm. genişliğinde 10 cm. derinliğinde oblik seyirli kesici delici alet yaralanması” bulunduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına göre mağdurun ameliyata alındığının anlaşıldığı, mağdur hakkında aynı hastanede görevli genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 26.03.2015 tarihli kesin raporda “sol alt kadranda 1 cm.’lik batına nafiz kesi” bulunmasına rağmen yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmadığının belirtildiği; mağdurun yaralanmasının batına nafiz olduğu da dikkate alındığında, adli tıp kriterlerine göre hayati tehlikeye neden olup olmadığı yönünde söz konusu raporun tereddüte neden olduğu ve hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla, mağdurun geçici ve kesin raporları ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapor ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.