YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13267
KARAR NO : 2020/16646
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur … hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 02.03.2015 tarih ve 2647 sayılı adli raporda yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda görüş isteniyorsa muayene olmak üzere gönderilmesi gerektiğinin belirtilmesine karşın bu yönde rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, mağdurun tüm raporları ve tedavi evrakları ile sevkinin sağlanarak bu hususta rapor alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Olayda 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.4 maddesi uyarınca silahtan sayılan tabure kullanıldığı ve yaşamsal tehlike meydana geldiği de dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca hüküm kurulması ve cezanın 5 yıla çıkartılması gerektiği halde, sanık hakkında TCK’nin 86/1, 87/1-d, son maddeleri uyarınca hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi,
3) Kısa karar ve gerekçeli kararda sanık hakkında mağduru haksız tahrik altında kasten yaraladığı sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu belirtildiği halde, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak kararda çelişki yaratılması,
4) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.