Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/13536 E. 2020/16874 K. 19.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13536
KARAR NO : 2020/16874
KARAR TARİHİ : 19.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların sanık sıfatıyla haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Katılan … hakkında Erzincan Devlet Hastanesinde görevli göğüs cerrahisi uzmanı tarafından düzenlenen raporda, iki adet toraksa nafiz kesi yeri bulunduğunun bildirilmesi karşısında, katılana ait tüm tedavi evrakları, hasta müşahede kağıtları, geçici ve kesin raporlar, varsa film ve grafilerin celp edilip kül halinde en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek katılandaki her bir yaranın ayrı ayrı tek başına basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilmeyeceği ve her bir yaranın ayrı ayrı tek başına hayati tehlikeye oluşturup oluşturmadığı hususunda ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra görev hususu da düşünülerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5237 Sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince alt sınırı beş yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren yaralama suçundan yargılanan sanığın duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden; talimat yoluyla sorgusunun yapılması ve yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılması,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
d) Aşamalardaki beyanlar ve alınan doktor raporlarına göre, tarafların karşılıklı birbirlerine hakaret ettikleri, devamında temyize konu yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde CGK’nin 22.10.2002 tarih 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
2) Sanık … hakkında basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Aşamalardaki beyanlar ve alınan doktor raporlarına göre, tarafların karşılıklı birbirlerine hakaret ettikleri, devamında temyize konu yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde CGK’nin 22.10.2002 tarih 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.