YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13773
KARAR NO : 2020/17752
KARAR TARİHİ : 01.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-a, 62 maddelerinden verilen doğrudan 250 gün adli para cezasının TCK’nin 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00TL’den 5.000,00TL yerine hesap hatası yapılarak 5,00TL olarak hesap edilmesi suretiyle kesin nitelikte olduğu belirtilmiş ise de, doğru hesap yapıldığında adli para cezasının miktarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile değişik CMUK’un 305. maddesine göre kesin nitelikte olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1) Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, iade gelmesi üzerine sanığa ait MERNİS adresi araştırılıp Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken bu husus araştırılmadan bildirdiği son adrese Tebligat Kanunu 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması kanuna aykırı olup geçerliliğinin bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa yasaya uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında TCK’nin 86/2, 86/3-a maddelerinden üç ayrı zamanda işlendiği iddia olunan suçtan dolayı 3 kez cezalandırılması istemiyle açılan davada temel ceza belirlenirken “ayrı ayrı 3 kez 150 gün adli para cezası” ile cezalandırıldığının belirtilmesine rağmen devam eden artırım ve indirim maddelerinde bu husus belirtilmeyerek karışıklığa neden olunması,
3) Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca hükmolunan “150 gün” adli para cezası üzerinden TCK’nin 86/3-a maddesine göre (1/2) oranında artırım yapılırken “225 gün” yerine hesap hatası yapılarak “300 gün” adli para cezasına hükmedilmesi, devamla TCK’nin 62 maddesinden indirim yapılırken “187 gün” yerine hesap hatası yapılarak “250 gün” adli para cezasına hükmedilmesi ve TCK’nin 52/2. maddesi gereğince gün para cezası 20 TL’den çevrilerek sonuç cezanın “3.740 TL” yerine “5.00 TL” olarak hatalı hesaplanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) 25.07.2011 tarihli celsede şikayetinden vazgeçen mağdurun sıfatının gerekçeli karar başlığında ‘müşteki’ olarak gösterilmesi,
5) Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 27.08.2009, 29.08.2009 ve 31.08.2009 olarak gösterilmesi yerine, yalnızca 27.08.2009 tarihinin gösterilmesi,
6) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.