YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13925
KARAR NO : 2020/17750
KARAR TARİHİ : 01.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında “basit yaralama” suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında “kasten yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Mahkemece “olay tarihinde tarafların ikinci kez karşılaştıklarında tartışmaya başlamaları üzerine olaya şahit olan tanık beyanı ile de tarafların eylemlerinin tartışmaları neticesinde karşılıklı olarak gerçekleştiğinin anlaşıldığı” şeklindeki kabule ve UYAP üzerinden yapılan incelemede mağdurun da sanığı yaralaması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
c) Kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddesi uygulanarak verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezasına çıkartılması ardından TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, “5237 sayılı TCK’nun 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılmasına, ancak verilen cezanın aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca 5 yıldan aşağı olamayacağından” denilmek suretiyle sanığın doğrudan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
ç)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.