Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/14163 E. 2021/1814 K. 25.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14163
KARAR NO : 2021/1814
KARAR TARİHİ : 25.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraate, mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık …’ün katılan sanık sıfatıyla temyiz süre tutum isteminde bulunduğu, katılan sanık … Yazıcının ise sadece sanık sıfatıyla temyiz süre tutum isteminde bulunduğu, bu nedenle sanık sıfatıyla hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz kapsamında bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’ü kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar …, … ve … haklarında müşteki …’i kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Müşteki … hakkında Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından verilen 03.04.2015 tarihli adli raporda; “burun kemiğindeki kırığın hayat fonksiyonlarını etki derecesi (2) olarak” tespit edildiği, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.02.2016 tarihli adli raporda ise; “burun kemiğindeki kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu” belirtildiğinden, adli raporların çelişkili olduğu görülmekle, müştekideki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu, yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının

niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde adli raporu alınması bakımından, müştekinin tüm tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek buradan aldırılacak raporun sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre,
b) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.02.2016 tarihli adli raporuna göre müştekinin vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre “cezada orantılılık” ilkesine aykırı olarak (1/5) oranında artırım yapılması suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 25.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.