YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14772
KARAR NO : 2020/18822
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinin incelenmesinde :
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğundan suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinin incelenmesinde :
Katılan …’ın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının adı geçen katılana tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, yerel mahkemece verilen 29/04/2016 tarihli ve 2016/84 Esas ve 2016/224 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun olduğu anlaşıldığından, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre; zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 21/01/2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.