YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15302
KARAR NO : 2020/19094
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hakaret suçuna ilişkin suç tarihinin 23/03/2013 tarihi olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesine ait 22/06/2011 tarih, 2010/1132 Esas ve 2011/683 Karar sayılı ilamda yer alan TCK’nin 106/1-1. cümle maddesine ilişkin suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olduğu anlaşılsa da güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca ilamı bulunan sanık hakkında bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik indirimi yapılırken oluş ve dosya içeriğine göre mağdurdan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği gözetildiğinde TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi gözetilerek makul oranda indirim yapılması yerine (3/4) oranında yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3. maddelerine göre belirlenen “1 yıl 3 ay” hapis cezasının TCK’ nin 29. maddesine göre (3/4) oranında indirilmesi sırasında “3 ay 22 gün” hapis cezası yerine hesaplama hatası yapılarak “7 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi ile ilgili kısmındaki “7 ay 15 gün” ibaresinin “3 ay 22 gün” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut dosya kapsamında, sanığın aşamalarda, müşteki ile ortak çocuklarının bulunduğunu, müştekinin çocuğu kendisine göstermediğini, olay günü de çocuğunu görmek üzere gittiğini savunduğu olayda sanığın sırf katılanın huzur sükununu bozma kastıyla hareket ettiğine dair müştekinin soyut iddiası dışında başkaca şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.