Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/15403 E. 2021/1533 K. 19.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15403
KARAR NO : 2021/1533
KARAR TARİHİ : 19.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılana karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca basit kasten yaralama ve TCK’nin 144/1-b. maddesi uyarınca hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, basit kasten yaralama suçunun da hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de; 5237 sayılı TCK’nin 144/1-b. maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığı nedenle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit kasten yaralama ve hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçlarının uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2) Hüküm tarihinde Hatay Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan ”Basit Kasten Yaralama” ve 5237 sayılı TCK’nin 144/1-b. maddesi kapsamında yer alan ”Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Hırsızlık” suçlarına ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının ”dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ve ”iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No:126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
4) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme bilgisinin Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi yerine Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi şeklinde yazılması,
5) Sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde temel ceza belirlenirken uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 144/1-b. yerine TCK’nin 144/1. şeklinde gösterilmesi,
6)Katılanın yargılamada reddetmediği soruşturma beyanında sanığa borcu olmadığını, Oymaklı Mahallesinden soyadını bilmediği … isimli şahsa borcu olduğunu ifade etmesi karşısında, sanık ile katılan arasındaki alacak- borç ilişkisine bu minvalde suç vasfının tayinine, olayın oluşu ve gelişimine dair soruşturmada bilgilerine başvurulan … Ay, … ve … dinlenilmeden, 5271 sayılı CMK’nin 210/1. ve 217/1. maddelerine aykırı olarak eksik kovuşturma ile hükümler kurulması,
7) Sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 144/1-b maddesi gereğince verilen “3 ay” hapis cezasından TCK’nin 62/1. maddesine gereğince (1/6) oranında indirim yapılırken ”2 ay 15 gün” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak ”75 gün” hapis cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.