YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15657
KARAR NO : 2020/19908
KARAR TARİHİ : 22.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Yenişehir Devlet Hastanesi tarafından 18.03.2012 tarihinde düzenlenen geçici rapor içeriğine göre mağdurun maruz kaldığı yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu ve ” burunda nazal fraktür, kafa travması sebebiyle üst kuruma sevki uygundur ” tespit edilmesi karşısında, mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, yaralanmanın özellikle yaşamsal tehlikeye, yüzde sabit ize veya sürekli değişikliğe, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı, meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin kaçıncı derece olduğu hususlarının tespiti bakımından, mağdura ait tüm tıbbi evrak ve raporlar ile varsa grafilerin temini ve katılanın bizzat muayenesi de sağlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki ölçütlere uygun olarak en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılması gerekirken, yetersiz raporun hükme esas alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi,
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/3 maddeleri uyarınca belirlenen ”1 yıl 1 ay hapis cezası” üzerinden, takdiri indirim maddesi olan TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca yapılan (1/6) oranındaki indirim sonucunda ”10 ay 25 gün hapis cezası”na hükmedilmesi yerine, yazılı biçimde ”10 ay 20 gün hapis cezası”na hükmedilmesi,
3) Tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulundukları ve karşılıklı yaralanmalar meydana gelen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle sanıkl hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (¼) oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Kabule göre de;
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.