Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16259 E. 2021/1633 K. 20.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16259
KARAR NO : 2021/1633
KARAR TARİHİ : 20.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Hala dayı çocukları olan mağdur ile sanığın olay günü kahvehanede aynı masa etrafında karşılıklı oturup eşli olarak okey oynadıkları, oyun sonunda sanık ile mağdurun oyunu kazanmasının verdiği sevinç ve heyecan ile sanığın elindeki okey ıstakasını salladığı esnada, yere düşen bir kısım taşları almak için masanın altına doğru hafifçe eğilmiş vaziyette olan mağdurun kafasına değmesi şeklinde meydana gelen olayda, sanık ve mağdurun akraba oluşu, aralarında husumet bulunmaması, dinlenen tanıkların ve mağdurun olayın kazaen meydana geldiğini belirtmeleri karşısında, sanığın eyleminin TCK’nin 89/1. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışmasız bırakılması,
Kabule göre:
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan adli rapora göre; sanığın eylemi nedeniyle mağdurun hayat fonksiyonlarını 3.derecede etkileyen kemik kırığına ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın eylemini, TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan ıstaka ile gerçekleştirdiği halde, mahalli mahkemece sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı Kanun’un 86/3-e hükmünün uygulanmaması,
4) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/1-son maddesi uygulanmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.