YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16305
KARAR NO : 2021/841
KARAR TARİHİ : 12.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … müdafiinin temyiz talebinin beraat eden sanık hakkında vekalet ücreti istemine yönelik olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz talebinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık …’in hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Düzce Atatürk Hastanesinin olay tarihli raporunda “frontal orta hatta 4,5 cm.’lik cilt cilt altı kesi” meydana geldiği tespit edildiği, Düzce Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.12.2014 tarihli olay tarihi üzerinden 6 ay geçmeden aldırılan raporunda yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olduğunun belirtildiği, mağdurda oluşan yaralanmaya ilişkin raporların olay tarihi üzerinden 6 ay geçmeden aldırılması nedeniyle hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, söz konusu yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca hükmolunan 4 ay hapis cezasının TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırımı sırasında Kanun’un amir hükmü gereğince “yarı oranında” artırım uygulanmasına rağmen, hem kısa hem de gerekçeli kararda TCK’nin 86/3-e uyarınca artırım oranının “bir kat” olarak gösterilmesi,
c) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2012 tarihli 2012/279 Esas – 2012/496 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha hafif cezayı içeren Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/282 Esas, 2012/19 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
ç) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden ve koşullu salıverme süresine eklenecek miktar yönünden kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.