Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16307 E. 2021/1811 K. 25.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16307
KARAR NO : 2021/1811
KARAR TARİHİ : 25.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Müşteki … hakkında Uşak Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 20.04.2015 ve 10.03.2016 tarihli adli raporlarda; “yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğu” tespiti yapılmasına rağmen, müştekide oluşan nazal fraktür nedeniyle kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu hususunda bir tespit yapılmadığı görüldüğünden, müştekinin tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanıkların hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Müşteki …’ı 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silah sayılan sopa ile yüzünde sabit iz oluşacak ve nazal kemikte kırığa neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlali yaparak yaralayan sanıkların TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, müştekideki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu hususunda kesin raporu da alındıktan sonra, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık” ilkesi de gözetilerek TCK’nin 61. maddesinde ölçütlere göre makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine asgari hadden ceza verilmesi suretiyle sanıklara eksik ceza tayini,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil

yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 25.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.