Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16753 E. 2021/2137 K. 27.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16753
KARAR NO : 2021/2137
KARAR TARİHİ : 27.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur …’ın yaralanmasına ilişkin kati rapor aldırılmadan, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12.03.2016 tarih ve 6708 numaralı geçici raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanığın tekerrüre esas kabul edilen Kayseri (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarih ve 2011/981 Esas, 2012/102 Karar sayılı ilamındaki 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen erteli 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihinin 10.02.2012 olduğu, belirlenen 1 yıllık denetim süresinden sonra cezanın 10.02.2013 tarihinde infaz edilmiş sayılacağı, bu kapsamda anılan kararın ceza miktarı da nazara alındığında TCK’nin 58/2-b maddesi uyarınca tekerrüre esas alınacağı sürenin 10.02.2016 tarihinde sona ereceği, yargılamaya konu suç tarihinin ise 12.03.2016 olması ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyetinin bulunmaması karşısında, sanık hakkında tekerrrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmüne,
7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibarıyla Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 27.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.