YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17028
KARAR NO : 2020/10724
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, katılan sanıklar ve sanıklar …, …, … müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Tüm dosya kapsamına göre; sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçuna ilişkin olarak kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar hakkında, itiraz üzerine …l 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2016 gün ve 2016/641 D.iş sayı ile itiraz kabul edilerek verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasından sonra mahkemesince yeni bir karar verilmediği anlaşılmakla, bu husus inceleme dışında bırakılarak yapılan temyiz incelemesinde;
1)Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında “mala zarar verme”; Sanık … hakkında katılanlar …, …, …’a yönlelik “kasten yaralama” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin olunan adli para cezalarına ilişkin karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle verilen hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz talebinin reddine ilişkin 05.08.2016 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından katılan sanık müdafiinin bu karara yönelik temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 315/2. maddesi gereğince reddi ve redde ilişkin ek kararın isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Katılan hakkında …l Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 04.08.2015 tarihli raporda “meydana gelen sol ulna şaft parçalı kırığının oluşmasından hemen sonra hareket kısıtlılığı yaratacağı, şahsın bu kolunu kullanamayacağı” şeklinde değerlendirmede bulunulmasına rağmen katılan hakkında yeniden rapor aldırılmadığı ve bu haliyle katılanın yaralanması hakkında düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, özellikle yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitimine neden olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.