YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17166
KARAR NO : 2021/1686
KARAR TARİHİ : 21.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Turgutlu Devlet Hastanesinde görevli ortopedi uzmanınca tanzim olunan 15.07.2014 tarihli raporda, “Sol ulna alt uç kırığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyorlarına etkisi orta (2) derecedir.” şeklinde görüş belirtilmesi, Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 87/3. maddesi gereği artırım yapılarken, aynı Kanun’un 3. maddesinde yer verilen “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek makul bir oranda artırım uygulanması gerektiği halde, (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2) 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan kriterler göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler denetime imkan verecek şekilde tek tek belirtilmek suretiyle ilgili Kanun maddelerindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerekirken, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesine göre tayin edilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
3) Sanık savunması ve katılan beyanı ile tarafların birbirlerini tanımadıkları, olay günü katılanın, suç tarihinde 10 yaşında olan sanığın oğlu… …’ı aracına alarak gölete balık tutmaya götürdüğü, sanığın, bu olay üzerine yargılama konusu suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek, aynı Kanun’un 29. maddesi gereği makul bir oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.