Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/1778 E. 2020/5685 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1778
KARAR NO : 2020/5685
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği ve asile yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek,
Sanık hakkında tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşma isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
UYAP ortamında yapılan incelemede sanığın Çorlu A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giriş tarihinin 11.12.2019 olduğu anlaşılmakla tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırı şekilde istinabe suretiyle savunmasının alınması nedeni ile hakkındaki önceki hüküm bozulan sanığın, bozma ilamı sonrası esas mahkemede SEGBİS sistemi ile hazır edilmesine karşın, 12.07.2019 tarihli oturumda, savunması alınmadan önce, usulüne uygun şekilde kimlik tespiti yapılmadan ve 5271 sayılı CMK’nin 147. maddesindeki hakları hatırlatılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın üzerine atılı suça ilişkin, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-a, e ve 87/2-b,son maddelerinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 8 yıl olduğu nazara alınarak, savunmasının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiinin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, müdafii yokluğunda savunması alınarak karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
(Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/3-2. ve 188/1. maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.