YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17898
KARAR NO : 2020/15474
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : 1) Sanığın kasten yaralama suçundan hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetine dair; Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2016 tarih ve 2016/422 Esas, 2016/730 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması suretiyle sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12/05/2017 tarih ve 2017/323 Esas, 2017/862 Karar sayılı kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12/05/2017 tarih ve 2017/323 Esas, 2017/862 Karar sayılı kararının sanık tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, son, 29, 53. maddeleri uyarınca verilen “1 yıl 8 ay” hapis cezasına dair kararın, bölge adliye mahkemesince kaldırılarak, sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, son, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-b maddesi gereğince hükmün temyizi kabil kararlardan olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespit edilebilmesi için muayenenin olaydan en az altı ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, katılan hakkında yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğuna dair Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09.04.2014 tarihli
raporunun, olay tarihinin üzerinden altı ay geçmeden katılanın yapılan muayenesi sonucu düzenlendiği anlaşılmakla, muayene süresi yönünden anılan raporun adli tıp kriterlerine uygun olmaması ve Konya Beyhekim Devlet Hastanesinin 09.07.2014 tarihli plastik cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen “Yüzde sol kaşta bulunan yaralanma yüzde sabit iz niteliğindedir.” şeklindeki adli raporun, yaranın sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilir nitelikte olup olmadığı hususunu ve yaranın özelliklerini denetime imkan verecek şekilde içermemesi nedeniyle hükme esas alınacak yeterlilikte olmaması karşısında; katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine bizzat sevkiyle tarif edilen yaranın “yüzde sabit iz” niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki raporlar hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanığın yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12/05/2017 tarih ve 2017/323 Esas, 2017/862 Karar sayılı “mahkumiyet” hükmünün CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.