Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/18449 E. 2020/10540 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18449
KARAR NO : 2020/10540
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 02.10.2012 tarihli ve… Karar sayılı kararının 01.11.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 03.12.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 31/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.03.2020 tarihli ve 2019/11795 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2020 tarihli ve 2020/43432 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddelerinde 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 17.06.2009 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 01.11.2012 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 03.12.2012 tarihi ile açıklanan hükmün karar tarihi arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç tarihi ile karar tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de; 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” düzenlemesi gereğince, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; suça sürüklenen çocuk … hakkındaki kasten basit yaralama suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.