YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19455
KARAR NO : 2020/11838
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
…’u kasten basit yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2011 tarihli ve 2008/337 Esas, 2011/190 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 15.07.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10.08.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/66 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 06.04.2020 tarihli ve 2020/3670 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2020 tarihli ve 2020/44740 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunma tarihi olan 19.08.2008 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 04.07.2019 tarihine kadar geçen 10 yıl 10 ay 15 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.07.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 10.08.2013 tarihleri arasında geçen 2 yıl 26 gün durma süresi çıkarıldığında 8 yıl 9 ay 19 gün geçmiş olduğu cihetle; 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesince kararın verildiği 04.07.2019 tarihi itibariyle bu sürenin geçtiği gözetilmeden, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında …’u kasten yaralama suçundan … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/66 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.