YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20228
KARAR NO : 2020/11824
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/1017 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararının 07.04.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02.02.2016 tarihinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanması ile anılan Kanun’un 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/1747 Esas, 2020/210 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04.05.2020 tarihli ve 2020/5284 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli ve 2020/48060 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında ihbara konu hükmün açıklanmasına dayanak oluşturan… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2018 tarihli ve 2017/394 Esas, 2018/92 sayılı kararına konu suçun, “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçu olduğu, anılan Kanun’un 231/11. maddesi gereğince ortada denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında mahkemece daha önce açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde; ihbar konusu suçun taksirle yaralama suçu olduğu gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/1747 Esas, 2020/210 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.