Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20249 E. 2020/15982 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20249
KARAR NO : 2020/15982
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, hırsızlık, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Bozma sonrası Mahkeme tarafından hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı itibariyle, “Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet” hükümleri,
a) 6217 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 272/3-a maddesi gereği kesin nitelikte olduğu,
b) 6723 sayılı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinde yapılan değişiklik gereği, Bölge Adliye Mahkemelerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden önce Yargıtay tarafından bozulan kararlarda, söz konusu kararlar kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’un 305 ilâ 326. maddelerinin yürürlükte olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince de kesin hüküm vasfında olmakla temyizinin kabil olmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hakaret suçundan, müşteki …’e yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan ve müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında, bozmadan önce verilen 28.06.2007 tarihli hükümlerde, hükmedilen hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, hükümlerin sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay

6. Ceza Dairesi’nin 25/04/2013 tarih, 2010/15496 Esas – 2013/9075 Karar sayılı kararı ile hükümlerin 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkeme tarafından açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanmasına karar verilmiş ise de; CGK’nin 09/02/2016 tarihli ve Esas 2014/71-Karar 2016/42 sayılı kararı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Sanık hakkında, bozmadan önce verilen 28.06.2007 tarihli hükümde, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, hükmün sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 25/04/2013 tarih, 2010/15496 Esas – 2013/9075 Karar sayılı kararı ile hükmün 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkeme tarafından açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; CGK’nin 09/02/2016 tarihli ve Esas 2014/71-Karar 2016/42 sayılı kararı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
c) Sanık hakkında müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki usul ve sıra gözetilerek ayrıca CGK’nin 28.05.2013 tarih 2013/259 Esas ve 2013/273 sayılı kararı gereğince 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel hapis cezasının belirlenmesinin ardından sanığın cezasından TCK’nin 86/3-c,87/3. maddelerine göre artırım yapılması ve bundan sonra

olası kast nedeniyle TCK’nin 21/2. maddesine göre indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
4) Sanık hakkında müşteki polis memurlarına yönelik zincirleme şekilde işlenen hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Sanık hakkında Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.06.2007 tarih, 2007/146 Esas – 2007/206 Karar sayılı ilamı ile verilen erteli 1 yıl 15 gün hapis cezasının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 25/04/2013 tarih, 2010/15496 Esas – 2013/9075 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, sanık hakkında Tarsus 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02.07.2013 tarih, 2013/95 Esas – 2013/195 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken sanık hakkında 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilmiş ise de, bozmadan sonra kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken kazanılmış hakkın ceza miktarı ile birlikte ertelemeyi de kapsayacağı gözetilmeden, CGK’nin 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında sonuç olarak tayin olunan 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanık hakkında hakaret suçundan uygulama yapılırken, kamu görevlilerine zincirleme şekilde hakaret suçu alenen işlendiği halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
5) Sanık hakkında müşteki …’a yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Sanık hakkında, bozmadan önce verilen 28.06.2007 tarihli hükümde, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, hükmün sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 25/04/2013 tarih, 2010/15496 Esas – 2013/9075 Karar sayılı kararı ile hükmün 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkeme tarafından açıklanması geri bırakılan hükmün

açıklanmasına karar verilmiş ise de; CGK’nin 09/02/2016 tarihli ve Esas 2014/71-Karar 2016/42 sayılı kararı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında hakaret suçundan uygulama yapılırken, kamu görevlisine hakaret suçu alenen işlendiği halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,10.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.