YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20254
KARAR NO : 2020/11819
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
Kasten basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3/e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 4 defa 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dai…2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2010/165 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 02.04.2020 tarihli ve 2020/5217 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2020 tarihli ve 2020/44112 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli kararı ile “sanık hakkında … Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2008 tarihli ve 2008/152 Esas, 2008/777 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın beş yıllık denetim süresine tabi tutulduğu, söz konusu bu kararın hakkında ön görülen denetim süresi içerisinde sanığın yargılamasına konu kasıtlı suç işlediği” gerekçesiyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin … Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2008 tarihli ve 2008/152 Esas, 2008/777 sayılı kararının 16.03.2009 tarihinde kesinleştiği, somut dosyamıza konu suçun ise 13.03.2009 tarihinde işlendiği ve sanık hakkında suç tarihi itibarıyla kesinleşmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmadığı, kaldı ki 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanun’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/4555 Esas, 2018/19259 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, anılan düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adli sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın kesinleşmesinin 28.06.2014 ve sonrası olması halinde uygulanabileceği, somut olayda ise inceleme konusu suç tarihinin ve adlî sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin 28.06.2014 tarihinden önce olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün sanık aleyhine olduğu ve ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce, 15.02.2010 ve 10.07.2012 tarihlerinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, CMK’nin 231/5-6. fıkralarında yer alan diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca “ sanığın beş yıllık denetim süresine tabi tutulduğu, söz konusu bu kararın kesinleştiği sanığın hakkında ön görülen denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği ve sanığa sonuç olarak verilen cezanın adli para cezası olduğu nazara alındığında yasal koşulları oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2010/165 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.