Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20625 E. 2020/11822 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20625
KARAR NO : 2020/11822
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesine göre cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2014/515 Esas, 2015/513 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.05.2020 tarihli ve 2020/6219 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının onaylı sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2020 tarihli ve 2020/49411 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya aslının diğer sanıklar yönünden kararın temyiz incelemesi sonrasında bozulmasını müteakip mahkemesince yeni esasa kayıt yapılarak yargılamaya devam ediliyor olması nedeniyle onaylı suret üzerinden yapılan incelemede;
1)… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan dosyasında suç tarihinin 16.06.2013 olduğu, tekerrüre esas alınan… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ve 2014/465 Esas, 2015/112 sayılı kararının suç tarihinden sonra 24.02.2015 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığın sabıka kaydındaki söz konusu ilâmın tekerrüre esas olamayacağı, sanığın adlî sicil kayında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanığa verilen hapis cezası bakımından Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli, 2014/465 Esas ve 2015/112 Karar sayılı mahkumiyet ilamının 24.02.2015 tarihinde kesinleşen kesin nitelikte adli para cezasından ibaret olması nedeniyle tekerrüre esas alınması mümkün olmadığı gibi,… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2015 tarihli, 2014/288 Esas ve 2015/223 Karar sayılı mahkumiyet ilamlarının ise 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin 1.fıkrasında yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır…” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak 15.06.2013 olan suç tarihinden sonra kesinleşen mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydına konu diğer ilamların da tekerrüre esas olmadığı gözetilmeksizin sanığın mükerrir kabul edilerek sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; sanık … hakkındaki… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2014/515 Esas, 2015/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.