YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20832
KARAR NO : 2020/13174
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Basit yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-b, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarih ve 2018/714 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.05.2020 tarihli ve 2020/5937 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2020 tarihli ve 2020/48327 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suç nedeniyle, mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasının, aynı maddenin 3. fıkrası (b) bendi uyarınca salt mağdurun çocuk olması gözetilerek beden ve ruh sağlığı bakımından kendini savunamayacak bir kişiye karşı işlemiş olduğundan bahisle yarı oranında artırılmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; mağdurenin 15 yaşını doldurduğu, beden ve ruh sağlığı bakımından kendini savunamayacak durumda olduğuna dair herhangi bir rapor bulunmadığı gibi, olayın gelişimi göz önüne alındığında mahkemece bu yönde de bir gerekçeye yer verilmediği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/3-b maddesinin uygulanamayacağı cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde 16 yaşında olan mağdurun yaralanması nedeniyle TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulama imkanının bulunup bulunmadığının tespiti açısından mağdurun bu konuda rapor vermeye yetkili bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunup bulunmadığına” ilişkin alınan rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkındaki Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarih ve 2018/714 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.