YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21089
KARAR NO : 2020/12218
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdur … hakkında düzenlenen … Devlet Hastanesinin 23.03.2007 tarihli geçici raporunda belirtilen bulguların ne şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu hususunun denetime olanak verecek şekilde belirtilmediği ve yine aynı raporda mağdurun “2 gün sonra kontrolünün uygun olduğu” belirtildiği halde, kati rapor aldırılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla; mağdurun tüm tedavi evrakları ve adli raporları temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, mağdurun yaralanmasının niteliği hususunda 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanığın, temyiz dışı sanık Veli İsa Erdoğan ve tanık … ile birlikte, arkadaşları olan Hüsamettin adlı kişinin mağdur … tarafından dövüldüğü gerekçesiyle bu konuyu konuşmak için olay tarihinde mağdurların evine gittikleri, bu konunun konuşulduğu sırada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavga anında sanığın mağdur …’a kuru sıkı tabanca ile üç el ateş ettiği ancak, mağdura isabet etmemesi nedeniyle mağdur …’un yaralanmadığı, temyiz dışı sanık Veli İsa’nın ise mağdur …’u bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı olayda; sanık … ile temyiz dışı sanık Veli İsa’nın mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçunu işleme kararının icrası kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde hareket ettikleri ve sanığın TCK’nin 37/1. maddesi delaletiyle TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek cezasından TCK’nin 35. maddesi uyarınca indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmüne, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibarıyla Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4)Mağdur … hakkında düzenlenen … Devlet Hastanesinin 23.03.2007 tarihli raporunda, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaralandığı belirtildiği halde, sanık hakkında temel cezanın TCK’nin 86/1. maddesi yerine TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5) Sanığın mağdurlar …, … ve …’a yönelik yaralama eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde; TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen “240 gün” adli para cezasının, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak “360 gün” adli para cezası yerine yazılı şekilde “480 gün” adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı ve türü bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.