Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21107 E. 2020/13046 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21107
KARAR NO : 2020/13046
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 21/2, 86/3-e, 87/1-c, 29/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli, 2018/312 Esas ve 2019/148 Karar sayılı kararına Adalet Bakanlığının 29/06/2020 tarihli ve 2019/13965 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2020 tarihli ve 2020/59182 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
Mahkemesince, 12/02/2019 tarihli Adli Tıp raporunda; müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının belirtildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca temel ceza tayin edilmiş ise de; Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12/02/2019 tarihli raporu ile müştekinin yüzünde sabit iz kaldığının tespit edildiği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10/07/2019 tarihli ve 2019/5982 Esas, 2019/15045 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki yüzde sabit izin, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği nazara alındığında, sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Mağduru yüzünde sabit ize neden olacak şekilde bardak ile yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-c maddelerine göre belirlenen cezanın aynı Kanun’un 87/1-son maddesine göre 5 yıl hapis cezasının altında kalması halinde 5 yıl hapse çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
Olası kast ile yaralama suçundan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/05/2013 tarihli ve 2013/259 Esas, 2013/273 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesindeki usul ve sıra gözetilerek aynı Kanun’un 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının belirlenmesinin ardından sanığın cezasından anılan Kanun’un 86/3-e, 87/1-c ve 87/1-son maddelerine göre artırım yapılması ve bundan sonra olası kast nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılmasında,
İsabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli, 2018/312 Esas ve 2019/148 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aleyhe sonuç doğurmamak ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.