Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21298 E. 2020/12501 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21298
KARAR NO : 2020/12501
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Seyitgazi (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 tarihli ve 2008/37 Esas, 2010/8 Karar sayılı kararının 26.04.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde 10.04.2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına ve karara Seyitgazi (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 tarihli kararının eklenmesine ilişkin Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/429 Esas, 2013/617 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.07.2020 tarihli ve 2020/9113 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2020 tarihli ve 2020/72675 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/369 esasına kayden görülen dosyada duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden sadece hükmün açıklanmasına ve Seyitgazi (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 tarihli kararının eklenmesine dair yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/429 Esas, 2013/617 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.