YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22345
KARAR NO : 2020/15288
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/437 Esas – 2016/23 Karar sayılı ilamı ile TCK’nin 151/1. maddesinde yer alan mala zarar verme, TCK’nin 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulduğu, TCK’nin 106/1. maddesinin 2. cümlesindeki tehdit suçunun suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nin 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olmadığı, TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve mala zarar verme suçu ile birlikte işlenen tehdit suçu yönünden de 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşulları ortadan kalktığından uzlaşmanın mümkün hale geldiği anlaşılmakla, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu suçlara ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarihli ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın kasten yaralama eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle, temel cezanın TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenmesi sureti ile fazla ceza tayin edilmesi,
4) Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca temel adli para cezasının 450 TL olduğu gözetilmeden, sanığın aleyhine olacak şekilde suç tarihinde yürürlükte olmayan ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 13/1. madde uyarınca gün adli para cezası belirlenerek sanığa fazla para cezası tayini,
5)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde kasti suç işlediği anlaşılan ve suç tarihinde 26 yaşında olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezalarına çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.