YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22373
KARAR NO : 2020/15171
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuk … hakkında Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 06.06.2012 gün, 2011/26 Esas-2012/529 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 2.220 TL adli para cezasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gerekçesinin hüküm kısmında tefhim edilenden farklı olarak suça sürüklenen çocuğun TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 4.500 TL adli para cezasına hükmedildiği ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanan 11.05.2016 tarihli kararda ise hükmün gerekçeli karar altındaki hüküm şeklinde açıklandığı gözetildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/03/2012 gün, 2011/2-339 Esas, 2012/103 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün esasını oluşturan kararın; duruşmada tefhim edilerek hukuken geçerlilik kazanan kısa karar olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, duruşmada tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin, hükmün infazında karışıklığa neden olabilecek bir hukuka aykırılık olduğu, gerekçeli kararın; tefhim olunan kısa karar ile çelişki doğuracak şekilde yazılmasının, tefhimle geçerli hale gelerek hükmün esasını oluşturan kısa kararın sıhhatinin zedelenmesine yol açabilmesi söz konusu olmakla birlikte, çelişkili durumlarda itibar edilmesi ve infaza esas alınması gerekenin, tefhimle geçerli hale geldiğinden hiçbir kuşku bulunmayan kısa karar olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, tefhim edilen farklı olan gerekçeli karar altındaki hükmün açıklanması sureti ile kanuna muhalefet edilmesi,
2) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı silahla basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında, Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 06.06.2012 gün, 2011/26 Esas-2012/529 Karar sayılı ilamı ile hükümlülüğüne, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de; temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih, 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması gerektiği ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile suça sürüklenen çocuğun eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 02.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.