YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22761
KARAR NO : 2020/13930
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
Kasten yaralama suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.10.2011 tarihli ve 2011/718 Esas, 2011/703 Karar sayılı kararının 22.11.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 10.12.2015 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılaması sonunda hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.08.2020 tarihli ve 2020/8668 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2020 tarihli ve 2020/74580 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine Mahkemesince hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında, 21.10.2011 tarihli karar ile adli para cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 22.11.2011 tarihinde kesinleştiği, bu kesinleşme tarihinden itibaren deneme süresinin başladığı ve sanığın deneme süresinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla; sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre aynen açıklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, hükmün açıklanmasının ardından yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.