Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22822 E. 2020/18453 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22822
KARAR NO : 2020/18453
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67. maddeleri gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 10.09.2007 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.06.2012 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 04.07.2016 tarihi ile açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihi arasındaki sürenin 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddenin son cümlesi gereği birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç tarihi olan 10.09.2007 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmüne, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibarıyla Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nin 50/1-f maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilirken, mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle kamuya yararlı işte çalıştırmaya karar verilebileceği ve cezanın bir katı ibaresinden anlaşılması gerekenin ceza miktarı olduğu gözetilmeden, seçenek yaptırımın süresinin hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezasından daha fazla 1 yıl belirlenmesi suretiyle TCK’nin 50/1-f maddesine aykırı davranılması,
3) Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-f maddesi uyarınca “kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine” çevrilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde “temizlik hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.