Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/23144 E. 2020/14500 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23144
KARAR NO : 2020/14500
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına dair Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 tarihli ve 2017/764 Esas, 2019/769 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2020 tarihli ve 2020/105 değişik iş sayılı kararına Adalet Bakanlığının 27/08/2020 tarihli ve 2020/5737 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2020 tarihli ve 2020/81692 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, somut olayda, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli ve 2018/238 Esas, 2018/402 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 21/01/2019 olduğu, denetim süresinin bu tarih itibariyle başladığı, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 tarihli kararına konu dosyadaki suç tarihinin ise 27/04/2017 tarihi olması karşısında; sanığın suç tarihi itibari ile sabıkasının olmaması ve duruşma tutanaklarına sanık hakkında olumsuz bir durum yansıtılmadığının anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul eden ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, hakkında takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması için gerekli objektif şartların mevcut olduğu gözetilmeden ve hatalı sabıka kaydı değerlendirmesine dayalı olarak, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün, yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, hangi suçun hangi tarihte işlendiğine bakılmaksızın, sanığın, hüküm tarihinde güncel adli sicil kaydına göre hakkında kesinleşmiş “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının bulunup bulunmadığı
kriterine göre uygulanacağı, zira Kanuni düzenlemenin, “denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçlar”a ilişkin olmadığı; buna karşın, hüküm tarihinde sanığın, hakkında verilip kesinleşmiş olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” nedeniyle tabi tutulmuş olduğu denetim süresinin bulunup bulunmadığına yönelik olduğu, somut olayda Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesince kararın verildiği 10/09/2019 tarihinde sanığın, hakkında Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesince verilip 21/01/2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunduğu ve sanığın mezkur karar ile tabi tutulduğu denetim süresi içinde olduğu anlaşıldığından, Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine ait, 20/01/2020 tarih ve 2020/105 Değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan bu nedenle Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2020 tarihli ve 2020/105 Değişik iş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.