YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23555
KARAR NO : 2020/17547
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Diyarbakır 3. Çocuk Mahkemesinin 17.02.2014 tarihli ve 2013/487 Esas, 2014/123 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07.07.2015 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar olunması üzerine hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 31/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli ve 2018/655 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 05.10.2020 tarihli ve 2019/19602 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/90027 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddelerinde 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 15.05.2011 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 04.04.2014 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 07.07.2015 tarihi ile açıklanan hükmün karar tarihi arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç tarihi ile karar tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 15.05.2011 tarihi ile karar tarihi arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi ile yeni suçun işlenme tarihi arasındaki durma süresi de gözetildiğinde, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; suça sürüklenen çocuk hakkında Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli ve 2018/655 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.