Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2533 E. 2020/5467 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2533
KARAR NO : 2020/5467
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve … müdafilerinin katılan sıfatıyla itiraz mercine itirazda bulunup itirazlarının Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarih 2016/272 D. İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinin sanık sıfatıyla kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine dair kararın gerekçesine yönelik olmayan temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılan sanık müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede yazılı bulunmayan cezayı artıran 5237 sayılı TCK’nin 87/1-a-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
b) Katılan hakkında, hükme esas alınan Bolvadin İlçe Devlet Hastanesinin 08.08.2014 tarihli adli rapor içeriğine göre, katılanda işitme kaybı oluştuğunun belirtildiği, bu durumun ise duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflamasına veya işlevinin yitirilmesine neden olup olmadığı yönünde yetersiz olduğu anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları ile birlikte en yakın adli tıp kurumuna sevki ile, TCK’nin 86. ve 87. maddelerine uygun rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapor ile hüküm tesisi,
c) İlk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı hususunda şüpheye düşüldüğü gerekçesiyle sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, ilk haksız hareketin tespit edilememesi nedeniyle TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, sanık hakkında (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
ç) Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkasının, suç tarihi gözetildiğinde silinme koşulunun oluştuğu ve tekerrüre esas bir sabıka kaydı olmadığı dolayısıyla CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendine göre “…sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,” ve (c) bendine göre “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,” koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakında CMK’nin 231. maddesinin tartışılması gerekirken, “sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu” denilerek yasal olmayan bir gerekçeyle CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında; Anayasa Mahkemesinin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.