Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/261 E. 2020/14921 K. 28.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/261
KARAR NO : 2020/14921
KARAR TARİHİ : 28.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme, suç işlemeye tahrik
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar …, …, …. ve … hakkında katılan …’a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanıklar müdafiin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin; sanık … hakkında suç işlemeye tahrik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230. ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1 Esas – 85/242 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, aynı eylemin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda da menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının ayrı ayrı müdafiiler yerine kovuşturma aşamasında aynı müdafii tarafından üstlenilmesi suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçu yönünden; katılan hakkında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 19.08.2011 tarihli adli rapora göre; sanıkların eylemi nedeniyle katılanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereğince, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçu yönünden; katılan hakkında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 19.08.2011 tarihli adli rapora göre; sanıkların eylemi nedeniyle katılanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanıklar hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b-son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nin 87/1-d-son maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılması,
e) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçu yönünden; oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanık …’un da suçta kullanılan silahtan sorumlu tutularak hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçu yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
g)Sanık … hakkında suç işlemeye tahrik suçu yönünden; sanık hakkında hüküm kurulurken, hükmün “P-4” fıkrasında, sanığın ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince takdiren adli para cezasına çevrilmesine karar verildikten sonra, hükmün “P-6” fıkrasında “sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın suça meyilli kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde pişmanlığı görülmediğinden ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre ve hapis tercih edildiğinden TCK’nin 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına” karar verilmesi suretiyle hüküm fıkraları arasında çelişkiye neden olunması,
h)Sanık … hakkında suç işlemeye tahrik suçu yönünden; sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesi sırasında taksit aralıklarının gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden aleyhe temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık …’ın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.