Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2630 E. 2020/5629 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2630
KARAR NO : 2020/5629
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Mağdur … hakkında Bulancak Devlet Hastanesi kulak burun boğaz uzmanınca düzenlenen 08.05.2015 tarihli adli raporda; “04.05.2015 tarihinde şahsın KBB polikliniğinde yapılan muayenesinde; burun dış kısmında çökme mevcut olduğu, tomografide nazal kemikte kırık mevcut olup, hasta olaydan sonra 5 gün içinde değerlendirilemediğinden kırığın olay anında olup olmadığının anlaşılamadığı, hastada eski yeni kırık ayrımı yapılamadığından (muhtemelen eski kırık) basit müdahale ile giderilebilirliğinin değerlendirilemediği, yaşamını tehlikeye sokan bir durumun KBB açısından olmadığı, mevcut kırığın şahsın hayati fonksiyonlarına etkisinin hafif derecede olup, durum bildirir kesin hekim raporu olduğu” şeklinde bir tespit yapılmış olup, mağdurun burun kemiğindeki yaralanmasının sanığın 24.04.2015 tarihli kasten yaralama eylemi nedeniyle oluşup oluşmadığı, mağdurun yüzünde sabit ize neden olmadığı ve mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hangi derecede olduğunun belirtilmediği görüldüğünden adli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, mağdurun tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, mağdurdaki kemik kırığının, sanığın kasten yaralama eylemi nedeniyle oluşup oluşmadığı, hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu, yüzünde sabit iz oluşturup oluşturmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 12.05.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, hakkında takdiri indirim maddesi de uygulanan sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle şartları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.