Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2772 E. 2020/9140 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2772
KARAR NO : 2020/9140
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
2)Oluş, iddia, sanık savunması ve mağdur beyanı ile sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliği karşısında, sanığın yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan “votka bardağı” ile işlediği sabit olmakla, sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, aynı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (½) oranında artırım yapılması gerekirken, “sağlam bardağın silah vasfında olmadığının kabul edildiği” şeklindeki yasal olmayan gerekçe TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek ve keza aynı Kanun’un 87/1-son maddesi gereği belirlenmesi gereken ceza miktarının “5 yıl” hapis cezası yerine “3 yıl” hapis cezası olarak tespiti suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3)Sanığın, mağdurun kendisine küfür etmesi üzerine eylemini gerçekleştirdiği şeklindeki aksi ispat olunamayan savunması gereği sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “orantılılık ilkesi” dikkatealınarak, TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükmü gereği asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.