YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3046
KARAR NO : 2020/5219
KARAR TARİHİ : 17.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı sübut bulan silahla basit kasten yaralama suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uzlaştırma işlemi yapılması için 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre;
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçildiği halde ”seçenek ceza olarak takdiren adli para cezası seçilerek” denilmek suretiyle çelişkiye neden olunması,
3)Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçildikten sonra hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK’nin 50/2. maddesi de gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik basit kasten yaralama eylemini silahtan sayılan kitapla işlediğinin iddia ve kabul olunmasına rağmen hükmün esasını oluşturan kısa kararda suça sürüklenen çocuğun eylemini silahtan sayılan bıçakla işlediğinin belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
5)Suça sürüklenen çocuk hakkında bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmasına, bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle de 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişkiye neden olunması,
6)Tanık Ahmet Akça’nın duruşmada dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesine rağmen, soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanının duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 211/1-c maddesine muhalefet edilmesi,
7)Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamadığı 10.02.2016 tarihli son oturumun kapalı yapılmasına karar verildiği halde, ek savunma hakkı verildikten sonra açık yargılamaya devam edildiğinin belirtilmesi ve 5271 sayılı CMK’nin 185/1. maddesine muhalefetle hükmün açıkça tefhiminin yapıldığı belirtilerek çelişkiye neden olunması,
8)Gerekçeli karar başlığında yargılamaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması,
9)Olayda, yaşı küçük (13.05.2001 doğumlu) mağdurun ifadesinin tespit edildiği 20.01.2016 tarihli duruşmada 18 yaşını doldurmamasına göre, beyanının tespiti sırasında “psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi” bulundurulmayarak 5271 sayılı CMK’nin 236/3. maddesine aykırı davranılması,
10)Mağdurun adli muayene raporu için Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 100 TL ücrete ilişkin fatura bedeli, 8,60 TL posta gideri, 5 adet davetiye gideri 50 TL’nin yargılama giderlerinden olmasına karşın bu giderlerin suça sürüklenen çocuğa yükletilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,17.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.