Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3249 E. 2020/13734 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3249
KARAR NO : 2020/13734
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair, beraatlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik itirazın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği anlaşılmakla, bu suçlar inceleme dışında bırakılarak yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında katılanlara yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olan 16.05.2011 yerine 20.05.2011 yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğundan ve mahkumiyet hükmü yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu hususlar infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 24 ay hapis cezası üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın “1 yıl 18 ay” hapis cezası yerine “30 ay” hapis cezası bulunması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarih 2019/214 Esas, 2018/12359 Karar sayılı ilamında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak davacı veya sanıkların adedini değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunması, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, temyize konu dosyada katılanlar lehine, sanık aleyhine “1.500’er” TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, kurulan mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin uygulandığı kısımdaki “30 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “1 yıl 18 ay” hapis cezası ibaresinin eklenmesi, yine vekalet ücretinin uygulandığı fıkradan “1.500’er” ibaresi çıkarılarak yerine “1.500,00 TL” ibaresi eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.