Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3337 E. 2020/8402 K. 02.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3337
KARAR NO : 2020/8402
KARAR TARİHİ : 02.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık …’ın (15/02/2016) tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkındaki hükmün, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddine ilişkin 18.02.2016 tarihli ek kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından sanığın temyiz sebeplerinin reddine ve redde ilişkin ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu İstanbul Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 18.12.2014 tarihli raporda, “Sağ ön kolda 1 adet düzgün kenarlı yüzeysel kesi” bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada, eylemin, TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan bir cisimle işlendiğinin kabulü ile aynı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (½) oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, tekerrüre esas alınmasına karar verilen İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/472 Esas ve 2013/680 Karar sayılı ilamının, suç tarihinden sonra 13/02/2014 tarihinde kesinleşmekle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
b)Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği halde, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemek suretiyle TCK’nin 58/7. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasında TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafta yer alan “İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/472 Esas ve 2013/680 Karar sayılı ilamının” ibaresi hükümden çıkarılmak ve yerine Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/258 Esas ve 2012/741 Karar sayılı ilamının” ibaresi hükme eklenmek ve tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere, “Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi, tekerrüre esas alınan ilamda yer alan ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının oluşup oluşmayacağı hususlarının infaz aşamasında dikkate alınması suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.