YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3491
KARAR NO : 2020/5789
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Gerekçeli karar başlığında, …’nun sıfatının “mağdur” yerine “müşteki” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2) Sanığın atılı tehdit suçunu işlediğini aşamalardaki savunmalarında kabul etmemesi ve tehdit suçuna ilişkin tanığın da olmaması karşısında, sanığın tehdit suçunu işlediğine ilişkin soyut iddia dışında hukuka uygun hangi delillere dayanıldığı ve mağdurun anlatımlarına ne suretle üstünlük tanındığı açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
3) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, kasten yaralama suçunda sanığın cezasından TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/4) oranında artırım yapılması,
4) Olay tarihinde tarafların aralarında tartışma çıktığı ve birbirlerine karşılıklı hakaretlerde bulundukları sonrasında meydana gelen kavgada sanığın, mağduru kasten yaraladığı olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanların bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun tartışılmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.