Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3511 E. 2020/5794 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3511
KARAR NO : 2020/5794
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan … vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu, sanık … müdafiinin temyiz isteminin müvekkili hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık müdafiinin soruşturma aşamasında vekaletnamesini dosyaya sunmasına karşın, yapılan yargılamada usulüne uygun olarak duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip duruşmadan haberdar edilmeden, savunmalarını sunma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi nazara alınarak sonuç cezaya etki edecek düzeyde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım yapıldığında “1 yıl 15 ay” hapis cezası, bu cezanın TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılması ile “2 yıl 30 ay” hapis cezasına çıkartılması, ardından TCK’nin 87/1-son maddesi uygulanarak “5 yıl” hapis cezasına karar verilmesi gerekirken, TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezasından sonra TCK’nin 87/1-d-son maddeleri işaret edilerek cezanın doğrudan 5 yıla çıkartılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
e) Sanık hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.