YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3655
KARAR NO : 2020/6270
KARAR TARİHİ : 09.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren 5217 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddelerinde düzenlenen suçtan yargılanan sanığın mutlaka duruşmaya çağrılıp veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarının, 87/1-c maddesi uyarınca bir (1) kat artırılması, bu şekilde belirlenen ceza miktarının 5 yıldan az olması halinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek 5 yıla çıkarılması suretiyle TCK’nin 87/1-c ve 87/1-son maddelerinin ayrı ayrı, denetime imkan verecek şekilde uygulanması gerekirken; TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarının, aynı Kanun’un 87/1-c maddeleri uyarınca doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
3) Sanığın da yaralandığı, taraflar meydana gelen tartışmada ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenememesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.