YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3744
KARAR NO : 2020/9808
KARAR TARİHİ : 16.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, iade gelmesi üzerine sanığa ait MERNİS adresi araştırılıp Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken bu husus araştırılmadan bildirdiği son adrese Tebligat Kanunu 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması kanuna aykırı olup geçerliliğinin bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa yasaya uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Kasten yaralama suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan önceki karara atıf yapılarak gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince, açıklanması geri bırakılan TCK’nin 86/2-3-e,62.maddesi uyarınca verilen 3.000 TL adli para cezasına dair önceki hükmün aynen açıklanması gerekirken, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uygulanmayarak TCK’nin 86/2-3-e maddesi uyarınca 3.600 TL adli para cezası olarak açıklanması suretiyle fazla ceza tayin edilerek 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.