Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3754 E. 2020/7958 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3754
KARAR NO : 2020/7958
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın ve olayın görgü tanıkların beyanlarında, mağdur …’in sanığa saldırması üzerine sanığın müdafaa konumunda bulunduğu, bunun üzerine sanığın saldırı esnasında kendini koruduğunun belirtildiği olayda, sanık hakkında TCK’nin 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2) Sanık savunması, tanık beyanları, dosya içeriği ve kabule göre; mağdurun, ilk olarak sanığa saldırdığı olayda sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Akhisar 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 21.12.2010 tarihli 2010/315 Esas – 2010/454 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümle, 125/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü dikkate alındığında, suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olmadığı, bu suçla birlikte işlenen TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun da bu nedenle uzlaştırma kapsamında olmadığı, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan TCK’nin 106/1-1. maddesindeki tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, TCK’nin 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna
göre tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.