YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3757
KARAR NO : 2020/12335
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş, iddia, dosya kapsamı, sanığın 09/03/2016 tarihli celsedeki tevilli ikrarı, mağdur beyanı ve bu beyanla uyumlu adli muayene raporu karşısında, sanığın yargılama konusu eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından, tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 87/1-a maddeleri uyarınca adli soruşturma yürütülerek, bahse konu maddeler kapsamında kamu davası açıldığı, sanık ile mağdurun 14.07.2015 tarihli beyanları ile aynı tarihli “uzlaşma teklif fomu”nu imzalayarak uzlaşmak istedikleri yönündeki ifadelerini beyan ettikleri anlaşılmış ise de soruşturma konusu eylem itibariyle bahse konu uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, yargılama aşamasında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında kaldığı, bahse konu suçun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunduğu gözetilerek, taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre, mağdurun kendisine küfür etmesi nedeniyle duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında yargılama konusu suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak, aynı Kanun’un 29. maddesi gereği asgari oranda (¼) haksız tahrik indirimi uygulanıp uyglanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.