Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3775 E. 2020/9093 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3775
KARAR NO : 2020/9093
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2,3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/929 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.02.2020 tarihli ve 2019/10260 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 tarihli ve 2020/20048 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Her ne kadar sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçu sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; dosya içeriğinde bulunan nüfus kayıt tablosuna göre müşteki ile sanığın suçun işlendiği 30.08.2018 tarihinden önce 06.08.2018 tarihinde boşanmış oldukları anlaşılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayininde,
2) Suç tarihinde müşteki ve sanığın evli olmadıkları, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde yer alan basit yaralama suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmeden önceki haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince de uzlaşmaya tabi olduğunun anlaşılması karşısında, somut olayda sanık ve katılana soruşturma ve kovuşturma evresinde usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde 6763 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik de nazara alınarak, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/929 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.