YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3784
KARAR NO : 2020/9106
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan kurum Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2019 tarihli ve 2019/139 Esas, 2019/405 Karar sayılı kararına karşı adı geçen katılan kurum vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2019 tarihli ve 2019/822 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.02.2020 tarihli ve 2019/21639 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarihli ve 2020/20017 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/7458 Esas, 2019/7439 Karar sayılı ilamında, “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğüne ilişkin bir kamu görevi olması nedeniyle vekalet ücretine yönelik talebin reddine” şeklinde de belirtildiği üzere, sanık hakkında eşine karşı üzerine atılı basit yaralama suçundan kamu davasının yargılaması sırasında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesinde yer alan, “Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” şeklindeki düzenlemeye nazaran katılma talebinde bulunan ve söz konusu talebi kabul edilen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, davalara katılma zorunluluğu olmadığı gibi, müdahillik talebinde bulunularak katılan olarak yer alınan davalarda, adı geçen kurumun mağdur veya müştekinin ya da suçtan zarar görenin müdafiiliğini üstlenmesi şeklinde bir durumun söz konusu olmadığı, kamu davalarına katılmanın Anayasa ve Kanundan kaynaklanan yükümlülük olduğu, belirtilen nedenlerle de muteriz katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği cihetle, merciince itirazın reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden itirazı bu nedenle kabul eden mercii kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan bu nedenle Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2019 tarihli ve 2019/822 değişik iş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.